Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Anlayabilmek

"Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında
küçük bir çocuğun başı gözüktü ve
çocuk dükkan sahibine sordu :
-"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
Dükkan sahibi :
-"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi
-"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk
-"Bir bakabilir miyim yavrulara"
Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve
köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı.
Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:
-"Bunun nesi var?"
Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı.
Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
-"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.?
Dükkan sahibi:
-"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
Küçük çocuk birden sinirlendi.
Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
-"Onu bana vermenizi istemiyorum. O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."
Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
-"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
Bunun üzerine küçük çocuk eğildi,
pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği
sakat bacağını dükkan sahibine gösterip, tatlı bir sesle:
-?Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun
kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var" dedi.

Dan Clark

milliyetçi duygular

çok beğenmesemde yıllardır kendimi alamadığım bir oyundur counter strike. bu aralar son sürümünü kurmuştum bilgisayarıma deleted scne diye bir oyun oynamaya başladım adam öldürmek ten çok bulmacalarını çözmeği sevdiğim için oynadığım oyununun grafikleri de pek kötüydü zaten.

6 -7 bölüm geçtim ki karşıma ıraq yada o civardan bir ülkede görev çıktı oyuna başlar başlamaz kutunu birinin üzerinde türk bayrağı ve ter s basılmış tc yazısı imkanım olsaydı caps ta alacaktım ama br daha aynı kutuyu gremedim.

ayrıca büyük binaya dikilmiş amerikan bayrağına da ateş ettiğinizde ölüyorsunuz

yani uygar olduklarını söyleyip uygarca yaşamak nedir bilmeyen bir toplumun oyununu oynamaktan vazgeçmem gerektiğin i düşünüp bıraktım oyunu

 

zelzele şiiri

Bu son gençlik zelzelesi sarsıyor ta derinden

beni hayat  üzmese artık  

yordu bu beceriksizlik beni

rekabet

tabiyetimiz dolayısıyla kendimize rakipler seçeriz bunu anlayırum ama bazı insanlar acizliklerinden beyin kapasitelerinin yetersizliğinden olsa gerek rekabet  etmek için kaba kuvvet huzursuzluğu seçiyor böyle bir insanla çalışmak o kadar zor ki anlatması çok zor hayatta hep ilerisi için ülke için teknoloji için dünya için konuşmayı öğrenmiş ve konuşmuş benim gibi insanlarla yaşarken bir anda hödük tabiriyle anlatmakta bile yetersiz kalacağımız insanlarla muhatap olmaya başladığımda attan inip eşeğe binmişe döndüm benim öküz gibi şakalaşmak hayvansı espriler yapmak ve konuştuğu iki kelimenin biri küfür olmasına rağmen diğeri de ondan aşağı kalmayan biribirinin tekrarı olan  ve kelimenin tam anlamını bilmeyerek kelime oyunları yapmayarak en önemliside usulsüz anlamsız çirkef sözlerle karşıdakini zor duruma düşürecek cümleler kullarmayan biri olarak zaten ne anlaşmam nede konuşmama mümkün olurdu .

populeritede sözlerin ve anlamlarının çok şey ifade etmemesi insanların laubali ve iki yüzlü olması üzerine bu durumdan kurtulmak için aldığım içine kapanık kişi tiplemesinden kurtulmaya karar vermiştim karşılatığım en büyük sorun insan büyüdükçe daha zor karakter değiştirior muş hele birde bir çok insanla aynı görüşü paylaşmıyorsanız şimdi bu zorluğa birde tekil çalışma ortamı kaldı inşallah okumaya devam edeceğim 

grev

bütün gün hosting firmamın panelindeki sorun yüzünden yapamadığım işlerim daha sonra internetin sürekli kesilmesiyle oluşan internetsizlik en sonunda bilgisayar içinde bişeyler yapmaya yöneltti beni bilgisayar içinde siteyi oluşturup daha sonra atma fikriyle apache sunucuma girip ilk resme merak etmemle resim ve faks görüntüleyicisinin çalışmadığını fark etmem daha kötüsünü ortaya çıkarttı ctr+alt+delete çalışmıyor inanmaz bişeey nasıl halledebilirm bilmiyorum ve internet yok bütün gün internetin gelmesi için bekledim sonunda düzeldi ve sorunu kısmen de olsa hallettim şimdi bütün gün büyük bir hiç uğruna saatlerce bilgisayar başında oturduğum için üzgünüm ve yeni bir alışkanlık kazandım artık gözüme modemin link ışığı sürekli çarpıyor saatlerce o lambaya bakınca  alışkanlık oluverdi

Kayıp ilanı

YAŞLI ADAM, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak:

— Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor?

Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu takırdatıp dururken:

— Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi?

Yaşlı adam, dudakları titrerken:

— Annemi on yıldan beri görmedim, dedi. Babamı da belki en az yirmi yıl...

Polis, yazmayı bırakıp adama döndü. Bu iş elbette ki normal değildi. İhtiyarın, susuzluktan çatlamış bir toprağı andıran ve bembeyaz sakallarla çevrelenen yüzü, en az seksen yaşında olduğuna delildi. Bu yüzden de elbette ki bunamış, anne ve babasının öldüğünü unutmuştu.

Yaşlı adam, yanındaki pencereden bakarken, parkın orta yerindeki ıhlamuru gösterip:

— En vefalı dostum bu ağaç, dedi. Aynı yaşta olmalıyız herhalde. Ne zaman dışarı çıksam gölgesinde dinlendim, kokusunu doya doya çektim içime. Ama o da benim gibi kuruyor şimdi.

— Peki!.. diye lâfını kesti polis. Yakınlarınız yok mu? Dostunuz, akrabanız?

—Yakınlarım, şimdi çok uzaklarda, dedi adam. Dayım, amcam, teyzem, halam kim varsa orda. Eşim de öyle. Sadece iki çocuğum hayatta. Onlar da bu ihtiyardan bıktılar tabi.

Polis memuru, böyle tuhaf bir olaya ilk defa rastlıyordu. Herhalde en çıkar yol, bir ilân verir gibi görünüyor olmaktı. Zaten bu ihtiyarcık, karakoldan çıkar çıkmaz her şeyi unuturdu. Masadan bir kâğıt kalem alarak:

— Peki dedecim, dedi. Sen ne istiyorsan öyle yapalım. “Annem ve babam kayboldu” yazıyoruz değil mi?

Yaşlı adam, küçük bir çocuk gibi hıçkırırken:

— Yok be evlâdım!.. dedi. Kaybolan benim. Annem ve babam bu ilânı görürlerse, belki beni alırlar yanlarına.

cüneyd suavi 

eskilerden bir esinti

bugün saygıyla andıgımız şarkılarını bozarak okurken tek hedefleri satış rakamlarını artırmak olan sanatçılarla eskiden komik ama anlamlı şarkıları olan sanatçılar aklıma geldi. bugün dinleyenlere komik okuyanlara komik geliyor belki ama aslında halkı bilinçlendirmek yöneteni halkı sömüreni iğnelemek için yazılmış şarkılar ne yazıkkı günümüzde anlaşılamıyor.

şarkılkarında aşktan başka hiçbirşey barındırmayan yeni şarkılarımız aşkı şarkılarında çürütüp hayatımızın rutuni yaptılar bile. aşk öyle birşeydir ki kolay bulunmaz bulununca yürekte yeni filizler çıkar içi içine sığmaz en saf duygularla en güzel şekilde sevilirdi bir zamanlar. şimdilerde sevgiliye nefretlerle dolan hayatımız belediye otobüsünde aşık oup durakta ayrılıyor.

aşk bu kadar rutunleşti şarkılar rutunleşti şarkıcılar halk için değil para için söyleme başlayınca işler değişti artık hayat magazin olmuştu hayatta neler oluyor demeye fırsat bulaman ünlülerimiz dünya savaş gerilimleriyle çalkalnırken ne yazıkkı onlar kendi aralarındaki şavaşla çalkalanıyorlar.

artık günümüz varımız yogumuz olmuş bu hayatlar oysaki gelecek hakkında hiçbirşeyimiz yok aklımızda.

artık bugünü yaşayan insanlar olarak bugün ne yapabilirm derdindeyiz.

oysa yarın torunlarmız neler yapacaklar düşünmüyoruz yarınımızı erteleyerek nerele varacagız  artık uyumayalım

 eski şarkılardan barış mançonun süleyman şarkısı sözleriyle halkı ne kadar iyi bildiğini kültürene yakışanı yaptıgını anlaya bilirsiniz.